Ezelden Ebede

Ezelden Ebede Şiiri

Bir zamanlar bu âlemde değildik
Silsileyle iki insan buluştu.
Emr-i Hakk’ka taat ettik, eğildik
Tenden içe bir embriyo oluştu
Hassas ayar bir damardan beslendik
Tatlı dilli bir meleğe yaslandık
Tüm organlar tamam oldu, kaslandık
Zahmetimiz çehrede hoş gülüştü
Karar vermek bize kalsa, çıkmazdık
İlelebet yüzer, yine bıkmazdık
“Farklı mekân” var mı? ” deyip bakmazdık
Lâkin kalış geçici bir kalıştı…
Vakit geldi, kızdık, dudak bükerek
Son engeli aştık acı çekerek
Karanlıktan aydınlığa çıkarak
Gözlerimiz gün yüzüne alıştı…
Yaş dökerken baktık herkes gülüyor
Elzem olan istemeden geliyor
Şefkat eli özen ile siliyor
Höllük denen bir acâip buluştu
Biri var ki, bizim için tek yârdı
Her ne yana baksak O’ydu, O vardı
Tükenmeyen sevgisiyle hep sardı
Aramızda sonsuz bir aşk gelişti
Dediler ki; gelen bir gün göçücü!
Anladık ki, bu âlem de geçici
Yaradan var, bize ömür biçici
Bu dünyada bunun adı ölüştü
Ecel gelip herkes kabre dolacak
İnce, hassas hesaplara dalacak
Öğrendik ki, er-geç belli olacak
Kimler tembel, kimler derse çalıştı
Dilde “eyvâh” başlar öne iniyor
Âhireti, ahmak masal sanıyor
Bu ne korkunç bir gaflete dalıştı
Deseler de yazın sonu kış değil
Salâ ninni şu tabutlar boş değil
Alay ediş, bu gidişler hoş değil
Sanmayın ki bu bir korku salıştı

Mecit Aktürk

ETİKETLER :