Dünya İle İlgili İlginç Gerçekler

Üzerinde yaşadığımız Dünya, her zaman muhteşemliği ile büyülemiştir. Bugüne kadar Dünya ile ilgili öğrendiğimiz her şey bu parlak, mavi gezegene olan hayranlığımızı biraz daha artırmıştır. Peki doğumdan ölüme kadar tüm hayatımızın geçtiği Dünya gezegeni hakkında ne kadar şey biliyoruz?

Yazımızda Dünya ile ilgili ilginç gerçekleri bir araya getirdik. 

  1. Levha tektoniği, dünyamızı aşırı sıcaktan kurtarır.

Dünya, Güneş Sistemi’nde levha tektoniği olayının görüldüğü tek gezegendir. Dünya’nın dış kabuğu tektonik plakalar olarak bilinen parçalara ayrılır. Bunlar birbirlerine karşı hareket ederler, duruma göre çarpışır, ayrılır veya paralel olarak geçerler. İki levha çarpıştığında ise levhalardan biri diğerinin altına gömülür ve taze kabul oluşumu başlar. Bu süreç bildiğiniz gibi jeolojik aktivitelere depremler, volkanik patlamalar, dağ oluşumu, okyanuslarda hendek oluşumu neden olur. Ancak gerçekleşen olaylar sadece bunlarla sınırlı değildir.

Levhaların tektonik hareketi aynı zamanda karbon döngüsünün de bir parçasıdır. Okyanustaki mikroskobik bitkiler öldüğünde okyanusun dibine düşerler. Yıllar sonra, karbon açısından zengin olan bu kalıntılar, geri dönüşüm sürecinden geçer. Bu süreç boyunca atmosferde bulunan karbonu çekerler ve sera etkisine maruz kalmamamızı sağlarlar. Bu anlamda, levha tektoniği olmadan, karbonun geri dönüştürülmesi mümkün olmazdı ve Dünya ısınmış cehennem gibi bir yere dönerdi.

  1. Dünya’nın etrafında manyetik alan bulunmaktadır.

Dünya’yı büyük bir mıknatıs olarak düşünebiliriz. Manyetik alan sayesinde Dünya’nın yüzeyinden binlerce kilometre uzağa uzanan bir bölge oluşur. Aslında bunu koruyucu kask gibi düşünebiliriz. Bilim adamları bu manyetik alanın bizi Güneş rüzgarları sırasında dünyayı bombalayan kozmik radyasyondan ve yüklü parçacıklardan koruduğunu bildirmektedir. Manyetik alan olmasaydı Güneş rüzgarıyla gelen parçacıklar Dünya’ya doğrudan sızarak gezegenin yüzeyini önemli miktarda radyasona maruz bırakırdı.

  1. Dünya’nın tek uydusu Ay değildir.

Dünya’nın bir uydusu olduğunu ve onun da Ay olduğunu hepimiz biliyoruz. Ancak yapılan araştırmalara göre Dünya’nın 2 uydusu var. 3753 Cruithne olarak bilinen ve “Dünya’nın ikinci Ayı” adını alan bu asteroid, kendi yörüngesinde dönerek Güneş etrafında yaptığımız yolculukta bize eşlik ediyor. Cruithne tam olarak Dünya’nın uydusu sayılma da izlediği yol yani yörüngesel anlamda bir uydu olarak nitelendirilir.

  1. Dünya tamamen küre şeklinde değil.

Birçok insan dünyanın küre şeklinde olduğunu düşünmektedir. 6. yüzyıldan bu yana küre teorisi kabul edilse de modern astronomi ve yapılan uzay yolculukları, Dünya’nın aslında tamamen küre şeklinde olmadığını göstermiştir.

Dünyanın küreye benzemesinin nedeni, kutuplar ve şişkin ekvatordur. Ancak yapılan hesaplamalar, kutuplar arasındaki mesafenin Dünya’nın çapından 43 km daha az olduğunu göstermiştir. Bu doğrultuda, Dünya’nın en yüksek dağı Everest olarak bilinse de aslında Dünya merkezinden en uzak mesafeye sahip olan dağ Ekvador’daki Chimborazo Dağıdır.

  1. Dünya çoğunlukla demir, oksijen ve silikondan oluşur.

Dünya, %32.1 demirden oluşmaktadır. Ancak tabii ki bu demirin çoğu Dünyanın çekirdeğinde bulunur. Aslında aşağıya inip çekirdeği incelemek şansımız olsaydı çekirdeğin %88 demirden oluştuğunu görürdük. Aynı zamanda yer kabuğu da, %47 oksijenden oluşmaktadır.

      Yer kabuğunun derinliklerinde okyanus bulunuyor.

Astronotlar ilk uzaya gittiklerinde Dünya’ya uzaktan bakma şansı yakaladılar ve Dünya’yı “Mavi Gezegen” olarak adlandırdılar. Bunun nedeni, gezegenimizin %70’nin sularla kaplı olmasıdır. Ancak Dünya’da bulunan su miktarı sadece bununla sınırlı değildir. Bilim adamları, yer kabuğundan 410-660 km derinlikte 2.7 milyar yaşında bir su havuzu keşfettiler. Dünya okyanuslarını 3 kez doldurabilecek kapasiteye sahip olan bu suyun okyanus patlaması sırasında oluştuğu bilinmektedir.

 

ETİKETLER :