Deri Kanseri Tedavisi

Deri Kanseri Tedavisi

Deri kanseri tedavisi, kanserin tipine, büyüme evresine, yerleşim yerine bağlıdır. Lokal anestezi altında küçük bir için cilt kanseri ayaktan prosedür varsa, bunu yapmak kolaydır. Aşınmaya daha az ve az tehlikeli tiplerde var, veya işlemleri yapılabilir kanser hücrelerini yok etmek için bir elektrik akımı. Ancak, bu tedavi yöntemleri, iz bırakma ve deformasyon olasılığı açısından daha az güvenilirdir. Cilt kanseri, lenf bezlerinin büyük organıdır ve gerekli olabilecek büyük cerrahi işlemlere başka bir alana yayıldı. Cilt kanseri ve diğer alternatif tedavi seçenekleri kriyoterapi, radyoterapi ve kemoterapi vardır.

Sadece cildiye uzmanlarının değil tüm hekimlerin, hasta başka nedenlerle müracaat etse bile, hastanın deri muayenesini yapması, risk gruplarını deri kanserleri konusunda uyarması ve yönlendirmesidir. Deriden çok değişik isimler altında kanser gelişiyor ise de patolojik incelemede en sık, derinin en dış tabakası olan epidermiste bulunan düz hücreler olan skuamöz hücrelerden kaynaklanan skuamöz hücreli kanser (SHK) veya bu hücrelerin daha derin kısmında yer alan ve bazal hücreler diye adlandırılan yuvarlak hücrelerden kaynaklanan bazal hücreli kanser (BHK) tanısı gelir.

Derideki herhangi bir değişiklik kanser açısından uyarıcı olabilir. Deri üzerinde zaman zaman açılıp kapanan bir yara ya da kabarıklık deri kanseri belirtisi olabilir. Buna kaşınma, akıntı ve kanama ve kabuklanma eşlik edebilir. Deri kanseri küçük, düz yüzeyli, parlak ve soluk değişiklikler şeklinde kendini gösterebilir veya üzeri düzensiz, kuru veya pul pul dökülen yassı, kırmızı nokta şeklinde de başlayabilir. Kesin teşhis için, doku örneğinin alınıp patolojik incelemeye gönderilmesi gerekir.

Deri kanserleri çoğunlukla görünebilen yerlerde olduğundan tanınması, uzun araştırmalara ve tetkiklere gerek olmaksızın teşhis konması kolaydır. Erken tanının önemi yanında, esas üzerinde durulması gereken nokta konunun ciddiye alınması ve uzman gruplar tarafından uygun tedavi yönteminin seçilmesidir. Klinik gözlemler, ülkemizde deri kanserlerinin hasta ve sağlık personeli tarafından yeterince ciddiye alınmadığı yönündedir. Oysa, uygun teknikle tedavi edildiği takdirde deri kanserlerinde iyileşme yüzde yüze yakındır. Erken tanı ile tedavi maliyetleri düşecek, iş gücü kaybı azalacak ve tedaviye bağlı estetik ve fonksiyonel kayıplar hiç görülmeyecek veya minimal olacaktır. Kampanyalarla ve medya aracılığı ile halkın ve sağlık personelinin eğitimi deri kanserinin erken dönemde yakalanmasına imkan verecektir.

ETİKETLER :