Adem Özköse Kimdir

Adem Özköse Kimdir

Fatih’te, At Pazarı Meydanı ve çevresindeki bir çok genç, “Adem Ağabey geliyor!” denildiğinde üstüne başına çeki düzen verir, ayaklarını toplarlar; uzaklardan, kardeşlerden, mağdur ve mazlumlardan haber getiren Adem Ağabeyleri karşısında pür dikkat kesilirler… Şimdi o gençler, “Adem Ağabey şu köşeden çıkıp gelse, ‘Suriye’de savaş bitti arkadaşlar!’ dese” diye umutla bekliyorlar.

Müslüman adamdır. “Benim olan günahlarımdır; şan ise Allah’a aittir…” diyebilen yürekli ve cürmüne sahip çıkan bir insandır. “Çocukların öldürüldüğü dünyada biz yaşamasak da olur” duyarlılığında, sınır tanımaksızın zulmün olduğu coğrafyalara gidip masum insanların dili olmuş cesur bir gazetecidir.

Adem’den dört gündür haber alınamıyor!
Arap Baharı’nın(!) ulaşmadığı, karakışın geçmediği Suriye’de bir yerlerde.

Adem, zulmün kara yüzünün resmini çeken gazetecilerin öldürüldüğü bir ülkede şimdi nerede?

“Bir camiye, mescide girdiğimde namaz kılan gençleri seyretmek beni çok mutlu ediyor. Namazına önem veren, bu kirlenmiş çağda günahlara karşı namazı kendine kalkan kılan her gencin alından öpmek gerek…” Bu cümlelerden de anlaşılacağı gibi Adem, topyekûn coşku demek, kardeşlik demektir. Müslümanların günde beş defa gerçekleştirdikleri yenilenme ve arınma eyleminin yanına Adem “sefere çıkma” eylemini de katmış ve her gittiği yerde alnı secdeli genleri, hakikat arayışçılarını, hikmet sevdalılarını bulmuştur. Onun otostopu her zaman için cennete ve cemaate doğruydu. Bu yüzden mi kayboldu? Bilmiyoruz.

Suriye’de katliam haberlerinin ve başkaldırı seslerinin yükselmesiyle birlikte evet, Adem ayağa kalktı ve “mazlum Suriye halkının yanındayım!” dedi. Yazılarında, demeçlerinde, TV programlarında açık bir şekilde “Suriye ordusunun halkına zulmettiğini” yazdı-söyledi. İran düşmanı olmakla suçlandı. Kardeş Suriye devletine karşı kışkırtıcılıkla suçlandı. O, gözü karaydı ve karşısında bir devlet bile olsa durmadı, o devletin tam yanına gitti. Can, Allahındır. Emanettir. O, imanıyla ve kardeşliğe olan, cemaate olan güveniyle yürümekten vazgeçmeyen bir refik. Söylediklerini, birçok köşe yazarı gibi görünmez duvarlar ardında söyleyip saklanmıyor. Bu bir zaaf mı? Hayır, ama bir tedbirsizlik. Mühim değil. Zira bazı tedbirsiz hareketler kaderin ortaya çıkması içindir.

Samsun’un Çarşamba ilçesinde doğdu. Babası Mustafa Özköze, annesi Kevser Özköse. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu. Gerçek Hayat ve Akit gazetelerinde çalıştı. Milat gazetesinde köşe yazarı. Gerçek Hayat gazetesinin Ortadoğu Temsilcisi. Evli ve 3 çocuk babası.

ETİKETLER :